
Vahap Seçer’i Çok Yakından Tanırım!
Vahap Seçer’i çok yakından tanırım. Milletvekilliği döneminde birçok kez bir araya geldik. Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Yenişehir Belediyesi meclis üyeliği yaptığım yıllarda da il ve ilçe gezilerinde kendisiyle sık sık birlikte olduk.
Kişiliğini, karakterini, çalışma azmini ve hırsını iyi bilirim.
Bugün yaşanan gelişmeler karşısında hem sevinenlere hem de üzülenlere söyleyeceklerim var. Seçer’in başına gelenlere sevinenler, gelişmeleri değerlendirirken dikkatli olsun. Çünkü Vahap Seçer’in karakterini tanıyanlar, onun yaşananları nasıl değerlendirebileceğini de bilir.
Güvendiği insanlardan darbe aldı.
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’e yönelik operasyon, bölgemizde büyük şaşkınlık yarattı. Yaşananları değerlendirirken insanın aklına şu soru geliyor: Bir insan, en çok güvendiği kişiler tarafından nasıl böylesine zor bir durumla karşı karşıya bırakılabilir?
Kamuoyuna yansıyan iddialar, Seçer’in yakın çalışma çevresindeki bazı isimleri de tartışmaların odağına taşıdı. Özellikle eski özel kalem müdürü Doğukan Uyar ve Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Olcay Tok hakkındaki iddialar, olayın en dikkat çekici boyutlarından birini oluşturuyor.
Güvenin bedeli ağır oldu
Doğukan Uyar hakkında kamuoyuna yansıyan iddialar arasında, paravan şirketler üzerinden ticari faaliyetlerde bulunulduğu, kendisi ve eşiyle bağlantılı taşınmazların alındığı ve belediye iştiraklerine milyonlarca liralık faturalar kesildiği yönündeki bilgiler yer alıyor.
2022-2025 yılları arasındaki ticari işlemler, şirket ilişkileri ve taşınmaz alımlarıyla ilgili iddialar da tartışmaların büyümesine neden oldu.
Mezitli’deki 1.620 metrekarelik bir narenciye bahçesinin 207 bin 500 liralık bedelinin bir otomotiv şirketi tarafından ödendiği öne sürüldü. Ayrıca 3 Mart 2023 tarihinde satın alındığı belirtilen 280 metrekarelik başka bir bahçenin bedelinin de otomotiv şirketi ve belediyeyle iş yapan başka bir şirket aracılığıyla karşılandığı iddiaları gündeme geldi.
Bütün bu iddiaların açıklığa kavuşması, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi açısından büyük önem taşıyor.
Benim asıl üzerinde durduğum nokta ise şu: Vahap Seçer’in en yakınında bulunan ve güvendiği isimlerden biri olan Doğukan Uyar hakkındaki iddialar, Seçer’in siyasi ve yönetsel sorumluluğuna ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi.
Ancak bir kişi hakkındaki iddialarla başka bir kişinin suçluluğu peşinen ilan edilemez. İddiaların kimleri kapsadığı, kimin hangi işlemden haberdar olduğu ve sorumlulukların ne olduğu, somut delillerle ortaya konulmalıdır.
Bir özel kalem müdürünün yakın çevresindeki kişilerin ekonomik durumunda yaşanan değişimler, şirket ilişkileri ve taşınmaz alımları elbette soru işaretleri doğurabilir. Fakat bu soru işaretlerinin yanıtı, söylentilerde değil, belgelerde ve hukuki süreçlerde aranmalıdır.
Ben, Vahap Seçer’in bütün bu iddiaların neresinde bulunduğunun açıklığa kavuşması gerektiğini düşünüyorum. Onu tanıyan biri olarak, kamuoyuna yansıyan iddiaların tek başına onun suçlu olduğu sonucuna götürmeyeceği kanaatindeyim.
Seçer’i yakından tanıyanlar ne düşünüyor?
Vahap Seçer, yalnızca belediye başkanlığı yapan bir isim değil. Uzun yıllardır siyasetin içinde bulunan, milletvekilliği yapmış, iki dönemdir Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini üstlenmiş ve Türkiye Belediyeler Birliği Başkanlığına seçilmiş bir siyasetçi.
Aynı zamanda iş dünyasından gelen bir isim olarak da tanınıyor.
Benim değerlendirmeme göre Seçer’in siyasi birikimi, iş hayatındaki deneyimi ve kamuoyundaki konumu dikkate alındığında, kendisine yöneltilen iddiaların somut delillerle değerlendirilmesi gerekiyor.
Kamuoyunda oluşan kanaatler önemli olabilir; ancak hukuki gerçeğin yerini tutamaz. Seçer’in suçlu olup olmadığına ilişkin nihai değerlendirme, yargı süreci ve ortaya konulacak deliller çerçevesinde yapılmalıdır.
Bana göre burada asıl sorgulanması gereken konulardan biri de yöneticilerin yakın çalışma arkadaşlarıyla kurdukları güven ilişkisidir. Bir belediye başkanı, en yakınındaki insanların bütün işlemlerini bizzat takip edemeyebilir. Bununla birlikte, kamu kaynaklarının kullanıldığı her işlemde şeffaflık, denetim ve hesap verebilirlik esas olmalıdır.
Olcay Tok meselesi
Tartışmaların diğer önemli ismi ise Mersin Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Olcay Tok.
Emniyet müdürlüğü geçmişi bulunan Tok’un, Vahap Seçer’le başkanlık döneminden önceye uzanan bir tanışıklığı ve arkadaşlığı olduğu biliniyor. Seçer’in kendisine görev vermesi ve daha sonra genel sekreterlik görevine getirmesi de bu yakınlık çerçevesinde değerlendirilebilir.
Kamuoyuna yansıyan gelişmelerin ardından Tok hakkındaki iddialar da tartışılmaya başlandı.
Ancak burada da dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta var: İddiaların içeriği, dayanakları ve doğruluğu açıklığa kavuşmadan hiç kimse hakkında kesin bir hüküm vermek doğru değildir.
Eğer ortada gerçeğe aykırı beyanlar veya hukuka aykırı işlemler varsa, bunların delilleriyle ortaya konulması gerekir. Aynı şekilde, bir kişinin başkası hakkında verdiği beyanların doğruluğu da bağımsız biçimde değerlendirilmelidir.
Benim açımdan bu olayın en düşündürücü yanı, yıllar içinde kurulan güven ilişkilerinin böylesine ciddi tartışmaların konusu hâline gelmesidir.
Mersin halkının iradesi de unutulmamalı
Vahap Seçer, Mersin’de geniş bir seçmen kitlesinin desteğini almış bir belediye başkanıdır. Yerel seçimlerde aldığı oylar, kentteki siyasi karşılığını ortaya koymaktadır.
Bu nedenle hakkında yürütülen süreç yalnızca siyasi çevrelerde değil, Mersin kamuoyunda da yakından takip edilmektedir.
Seçer’e yöneltilen iddialara inanmayanlar olduğu gibi, sürecin bütün yönleriyle aydınlatılmasını isteyenler de var. Demokratik bir toplumda farklı değerlendirmelerin bulunması doğaldır.
Ancak unutulmaması gereken şudur: Seçmen iradesine saygı göstermek kadar, kamu kaynaklarının korunması ve hukukun herkes için eşit uygulanması da önemlidir.
Vahap Seçer’in suçlu olup olmadığına ilişkin hükmü peşinen vermek yerine, delillerin ortaya çıkmasını ve hukuki sürecin adil biçimde işlemesini beklemek gerekir.
Bir de siyasi açıdan bakalım…
Vahap Seçer, CHP çatısı altında siyaset yapmasına rağmen, kendisine yönelik desteğin yalnızca parti tabanıyla sınırlı olmadığını düşünüyorum. Mersin’de farklı siyasi görüşlerden insanların da Seçer’e destek verdiği görülüyor.
Öte yandan, Büyükşehir Belediyesinin MESKİ başta olmak üzere bağlı kuruluşları ve belediye şirketlerinin faaliyetleri de kamuoyu açısından önem taşıyor.
Bu kurumların çalışmalarının şeffaf biçimde yürütülmesi, mali işlemlerinin denetlenmesi ve kamu kaynaklarının hangi amaçlarla kullanıldığının açıklanması, tartışmaların sağlıklı biçimde değerlendirilmesine katkı sağlayacaktır.
Benim beklentim, yaşananların bütün yönleriyle aydınlatılması ve gerçeklerin ortaya çıkmasıdır.
Son sözüm şu: İnsanları tanımak, onların bütün davranışlarından haberdar olmak anlamına gelmez. Dostluk ve güven değerlidir; fakat kamu yönetiminde denetim ve hesap verebilirlik de vazgeçilmezdir.
Vahap Seçer’i yakından tanıyan biri olarak düşüncelerimi dile getiriyorum. İddiaların doğruluğu yargı sürecinde ortaya konulmalı, hiç kimse hakkında deliller değerlendirilmeden kesin hüküm verilmemelidir.
Mersin halkının beklentisi de budur: Gerçeklerin ortaya çıkması, hukukun işlemesi ve kamu vicdanını tatmin edecek bir sonuca ulaşılması. Beklenmelidir.

Bir kent konseyinin başarısı, kaç toplantı yaptığıyla değil, kentin sorunlarına ne kadar çözüm ürettiğiyle ölçülür. Peki Anamur Kent Konseyi, geçmiş dönemde önüne çıkan engelleri aşabildi mi? Yeni yönetim bu bayrağı...

ANAMUR GÜNDEMİ KAMİL CÖMERTLER 6 AY….. Yazıma, tam giriş yaparken fark ettim. Başlık; bir rakam, iki harf. Peki, nedir bu 6 ay meselesi… Rahmetli Mersin eski Büyükşehir Belediye Başkanı Kaya...
Kamil Cömertler ve Zümrüt Cömertler yönetimindeki Yeni Anamur Gazetesi, Anamur ve Mersin’in güncel haberlerini okuyucularına ulaştırıyor.