
Tüm Emeklilerin Sendikası, bugün 81 ilde eş zamanlı olarak eylem yaptı. Seyyanen zammın 25 bin 100 liraya yaklaştığını belirten emekliler, zammın tüm emeklilere verilmesini talep etti.
Tüm Emeklilerin Sendikası Genel Merkezi, seyyanen zammın emekli aylıklarına da yansıtılması talebiyle 81 ilde eş zamanlı eylem yaptı. Anamur’da Çavuşpınarı parkında gerçekleştirilen eylemde basın açıklamasını sendikanın Anamur Temsilcisi Asude Baz tarafından okundu.
Baz tarafından okunan açıklama şöyle: “2023 yılında yapılan kamuoyu yoklamalarında AKP iktidarı, yaklaşan milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde umduğunu bulamayacağını anlayınca, önemli vaatlerde bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 11 Mayıs 2023’te, seçimlere 3 gün kala, en düşük memur maaşını 22 000 lirayı bulacağını açıklarken, memur maaşlarındaki artışların memur emeklilerine de otomatik olarak yansıyacağını söyledi.
Aynı gün AKP Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu yapılacak düzenlemye ilişkin, “Bu düzenlemeden bütün emeklilerimiz de yararlanacak ” açıklamasında bulundu.
Ancak seçimlerin ardından çıkarılan düzenlemede kamu görevlilerinin maaşlarına net 8077 TL seyyanen ödeme yapılırken, memur emeklilerinin aylıklarına hiç bir ekleme yapılmadı.
Emeklilerin giderek toplumsal dengeleri değiştirmeye başladığı, kamu çalışanlarının iktidardan uzaklaştığı bir dönemde, AKP iktidarı, memurları yanına alıp, emeklilere de umut vererek, oy kayıplarını önlemeye çalıştı.
Aradan geçen bunca zamana rağmen, emeklilere verilen vaadlere yönelik
hiç bir adım atılmadı. Yaptığımız girişimlere hiç bir olumlu yanıt vermediler
Emekli sendikaları olarak, bir çok örneğine tanık olduğumuz bu tarzın, emeklileri oyalama taktiği olduğu çok açıktı.

Çıkarılan yasada emeklilerin dışarıda tutulması 4688 sayılı kanuna ve anayasanın eşitlik ilkesine aykırıdır. İktidar, yasanın arkasında dolanmış, meseleyi bir oldu bittiye getirmiş, adeta hile yapmıştır.
Aklımıza şu soru gelmiyor değildir! Siyasi iktidar seyyanen zam emeklilere de verilecek diye açıklama yapıp, sonra caymasının nedeni o tutarları seçimlerde kullanmayı tasarlamış olabilir mi?
Bu soruya tatmin edici bir yanıt almış değiliz.
Ayrıca memur emeklileri dışında kalan emeklilerin ezici bir çoğunluğu, dip aylık çeperinde aylık alan SGK, Bağ-Kur emeklilerine, dul ve yetim aylığı alanlara yönelik hiç bir açıklama yapılmamıştır.
Oysa sorunun çözümü; emekliler arasında ayrımcılığı değil, eşitliği temel alan bir düzenlemeyle, emekli aylıklarının insanca yaşam koşullarına yükseltilmesinden geçer.
Bugün 25 100 lirayı bulan seyanen zam bu kapsamda değerlendirilmeli ve bütün emeklilere verilmelidir.
Tekrar hatırlatmak istiyoruz. Çok sayıda girişimlerimiz, hak arama eylemlerimiz olmasına karşın, iktidar tarafından herhangi olumlu bir adım atılmamaya devam ediliyor.

İktidar sesimizi duymalıdır.
Ne Cumhurbaşkanı, ne de bakanlıklar, ne de TBMM’DE çoğunluğa sahip iktidar partisi ve ortakları sözünü tutmadı. Memur emeklileri için kulislerde 2024 yılı işaret edildiği lafları dolaştırıldı. Bu söylentiyi yayanlar, aslında seçimlerde oy kaygısıyla umut yaratmaya çalışıyorlardı. Beklenildiği gibi hiç bir adım atılmadı. Komik bir şekilde tatil yapacak emeklilerin kredi yurtlar kurumunda konaklayabileceklerini açıkladılar! Emeklinin tatil yapacak halleri mi vardır! Tok acın halinde ne anlar ki!
İktidar memur emeklilerine verilen sözü tutmadığı gibi, memur emeklisi dışında kalan emeklileri telafuz dahi etmediler.
Ülke de adaletin, hukukun siyasal tercihlere göre biçimlendiğini biliyoruz. Yine de haksızlığın giderilmesi için bir umutla yargıya gidildi. Beklendiği gibi açılan davalar bir bir red edildi. Dava ANAYASA MAHKEMESİNE kadar taşındı
Sürecin ilk mahkemelerde emeklilerin lehine sonuçlanmamasını siyasi karar olarak değerlendiriyoruz.
İktidarın tercihi emekten yana değildir.
Emeklilerden yana değildir.
İktidar yoksuldan yana değildir. Ülke kaynaklarının zenginlere, yandaşlara, faize aktarılmasında tereddüt etmeyenlerden, emeklinin sefaletini umursamalarını beklemiyoruz. Emeklilere 1000 lira vermemek için kırk takla atanların fon krizindeki hortumu açıklayacak yüzleri kalmamıştır.
Fon kriziyle ay sonunu getirmek telaşındaki yoksulları umutlandırıp sonrada küçük küçük birikimlerini çalanların, 20 milyar doların üzerinde ( 1 trilyon dan fazla) parayı hortumlayanların, iktidarla içli dışlı oluşuna bakılırsa, kimlerin kimlerle olduğu daha iyi anlaşılacaktır.
İktidar tavrını açıkça belirtiyor.
Maden işçilerinin durumu, tekstil işçilerinin, emeklilerin, asgari ücretlilerin durumu ortadadır. Gıda krizi, barınma krizi had safhadadır.
Devasa yoksulluk, hatta açlık ortada dururken, belediye başkanları, meclis üyeleri, parti başkanları, demokrasi diyenler bir bir tutuklanmaktadır.
Dolayısıyla seyyanen zam meselesi de, diğerleri de son derece siyasaldır. Pozisyonumuzu buna göre belirlemeliyiz.
Sonuç olarak; seyyanen zamın emeklilere de verilmesi için açılan davalar Anayasa Mahkemesine taşınmıştır. Anayasa mahkemesi açılan davaları bir dosyada birleştirmiş ve sümen altında bekletmekteydi. Gelen teplikler ve ülke sathında alanlara çıkılacağının duyulması üzerine, davanın kabul edilebilir şartları olduğu ve konunun esasta görüşülmesi için dosyanın ilgili bölüme sevki kabul edilmiştir.
Anayasa mahkemesi davayı esastan görüşecektir.
Bu sürenin çok uzamaması gerekir. Sürenin uzatılması Anayasa Mahkemesini şaibe altında bırakacaktır
Anayasa mahkemesi iktidarın olası işaretini veya baskısını dikkate almamalıdır.
Anayasa Mahkemesinin söz konusu davayı zaman geçirmeden bir an önce görüşmesini, hukuksuzluğa ve adaletsizliğe dur demesini 17 milyon emekliler adına bekliyoruz.



