Anamur ilçesinde çam ormanları arasında bulunan Köşekbükü Astım Mağarası, milyonlarca yıllık geçmişi, sarkıt ve dikitleri, dört mevsim yaklaşık 18 derece olan sıcaklığı ve şifaya ilişkin rivayetleriyle doğa ve sağlık turizminin dikkat çeken noktaları arasında yer alıyor.

Anamur’un doğal güzellikleri arasında önemli bir yere sahip olan Köşekbükü Astım Mağarası, kendine özgü atmosferi ve gizemli geçmişiyle ziyaretçilerini ağırlıyor. Dağlık bölgede, çam ormanlarının arasında bulunan mağara; doğal oluşumları, sabit sıcaklığı ve halk arasında solunum rahatsızlıklarına iyi geldiğine yönelik inanışlarla ilgi görüyor.
Doğanın milyonlarca yılda şekillendirdiği mağara, Anamur’un turizm potansiyeline katkı sunan değerler arasında bulunuyor.

Yaz kış 18 derece sıcaklık, yüzde 80-85 nem
Köşekbükü Astım Mağarası’nın en dikkat çekici özelliklerinden biri, içerideki sıcaklığın mevsimlerden bağımsız olarak yaklaşık 18 derece olması. Mağaranın girişinde bulunan bilgilendirme tabelasında nem oranının yüzde 80-85 arasında olduğu belirtiliyor.
Kendine özgü iklim koşullarıyla dikkat çeken mağara, özellikle astım ve diğer solunum rahatsızlıkları bulunan kişilerin ilgisini çekiyor. Yörede, mağara havasının solunum yollarına iyi geldiğine ilişkin anlatılar uzun yıllardır kuşaktan kuşağa aktarılıyor.
Ancak mağaranın solunum hastalıklarına iyi geldiğine ilişkin iddiaların bilimsel olarak doğrulanmış bir tedavi yöntemi olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.
Roma Kralı’nın kızıyla ilgili şifa rivayeti
Köşekbükü Astım Mağarası hakkında anlatılan rivayetler de bölgenin dikkat çeken özellikleri arasında yer alıyor.
Mağaranın girişindeki bilgilendirme tabelasında aktarılan rivayete göre, Roma Kralı Antiochus’un kızı Anna, astım rahatsızlığı nedeniyle bir süre mağarada kalmış ve burada şifa bulmuş.
Tarihsel ve tıbbi açıdan doğrulanmış bir olay olmayan bu anlatı, mağaranın halk kültüründe şifayla ilişkilendirilmesinin nedenlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Adını Yörük kültüründen alıyor
Köşekbükü Mağarası’nın adı da bölgenin köklü Yörük kültürüyle bağlantılı.
Yörük kültüründe devenin henüz yük taşıyamayan yavrusuna “köşek”, dağlar arasındaki düzlük ve dere yataklarına ise “bük” adı veriliyor.
Geçmiş yıllarda yaylalara göç eden Yörüklerin, mağaranın yakınındaki düzlükte konakladıkları ve hayvanlarını burada otlattıkları anlatılıyor. Mağaranın adının da bu yöresel yaşam kültüründen geldiği ifade ediliyor.
Anamur’un turizm değerleri arasında
Doğal oluşumları, sabit sıcaklığı, yüksek nem oranı ve kültürel geçmişiyle Köşekbükü Astım Mağarası, Anamur’un alternatif turizm olanakları açısından önemli bir potansiyel taşıyor.
Mağaranın doğal ve kültürel özelliklerinin korunması, ziyaretçilere doğru bilgilendirme yapılması ve sağlık turizmiyle ilgili iddiaların bilimsel araştırmalar ışığında değerlendirilmesi, bölgenin turizm geleceği açısından önem taşıyor.
Anamur’un çam ormanları arasında saklı bir doğa harikası olan Köşekbükü Astım Mağarası, milyonlarca yıllık oluşumlarını keşfetmek ve bölgenin doğal güzelliklerini yakından tanımak isteyen ziyaretçilerini bekliyor.

Kamil Cömertler ve Zümrüt Cömertler yönetimindeki Yeni Anamur Gazetesi, Anamur ve Mersin’in güncel haberlerini okuyucularına ulaştırıyor.