Anamur’da “Başbuğ Alparslan Türkeş, Vefatının 29. Yılında Dualarla ve Vefa ile Anıldı”

Milliyetçi Hareket Partisi’nin kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş, ebediyete intikalinin 29. yılında MHP Anamur İlçe Teşkilatı tarafından düzenlenen programla anıldı.
MHP Anamur İlçe Başkanı Mehmet Yayla’nın ev sahipliğinde ilçe binasında gerçekleştirilen programa; Ülkü Ocakları Anamur İlçe Başkanı Mehmet Satar ve yönetimi, KAÇEP Başkanı Meral Güğül, Türk Eğitim-Sen Temsilcisi Hayri Kılınç, TÜRKAV Başkanı Adnan Tufan, Türk Tarım Orman-Sen İlçe Başkanı Muzaffer Bostan, Türk Diyanet-Sen Temsilcisi Abdullah Uysal, Anamur Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Aziz Özen, geçmiş dönem belediye başkan aday adayı Mustafa Eker, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, belediye meclis üyeleri, eski ilçe başkanları, sendika temsilcileri, mahalle muhtarları ve çok sayıda partili katıldı.


MHP İlçe Başkanı Av. Mehmet Yayla’nın yaptığı konuşmada, birlik ve beraberlik vurgusu yaparak şu ifadelere yer verildi.
“Değerli dava arkadaşlarım, kıymetli ülküdaşlarım;
Ömrünü Türk-İslam bilincine, büyük Türk milletinin varlığına ve Turan ülküsüne adamış Milliyetçi-Ülkücü Hareketin kurucusu Başbuğumuz Alparslan Türkeş’i, Hakk’a yürüyüşünün 29. yıl dönümünde saygı, özlem ve dualarla anmak için bir aradayız.
Bu anlamlı buluşmamızın hemen başında; Başbuğumuz Alparslan Türkeş’i, bayrağımız inmesin, ezanımız dinmesin diye toprağa düşen aziz şehitlerimizi, bir hilal uğruna şehadet şerbeti içen ülkücü şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden dava büyüklerimizi rahmetle anıyor; kahraman gazilerimize en derin saygılarımı sunuyorum. Onların kutlu anıları ve ödedikleri bedeller, vatanımızın güvencesi ve bizim en büyük emanetimizdir.
Bugün öyle bir lideri anıyoruz ki; o, fırtınalı ve karanlık yıllarda uçurumun kenarına sürüklenmek istenen Türk gençliğine ışık olan, ‘Hepiniz birer Türk bayrağısınız. Bayrağı lekelemeyin, kirletmeyin, yere düşürmeyin!’ şiarıyla bir nesle şahsiyet kazandıran büyük bir dava adamıdır. Tabutlukların dondurucu soğuğunda ve zindanların zifiri karanlığında; inancından, Turan sevdasından ve Türk-İslam ülküsünden bir milim dahi geri adım atmayan bir liderdir.
Bugün öyle bir lideri anıyoruz ki; yüreğini Türk milletinin bekasına kalkan yapmış, vatan sevgisini bir ömürlük çileyle yoğurmuş, ruhlarımıza nakşettiği Turan sevdasıyla milyonları tek yürek yapmayı başarmış eşsiz bir devlet adamıdır.
Bugün öyle bir lideri anıyoruz ki; sadece bir döneme değil, asırlara yön vermiş; attığı o kutlu tohumlar bugün Anadolu’nun dört bir yanında ulu birer çınar olmuş ve adını Türk tarihine, sevdasını ise milyonlarca ülkücünün yüreğine altın harflerle kazımış Başbuğ’u anıyoruz.
Kıymetli ülküdaşlarım;
Dünyanın gidişatı ve coğrafyamızın durumu bellidir. Gönül coğrafyamızda kan ve gözyaşı dinmemekte; Müslüman kanı üzerinden hesaplar yapan küresel şer odaklarının, din kardeşlerimizi birbirine düşürmek için kurguladığı kirli oyunların nasıl vahşice sahnelendiğine yürek sızısıyla tanıklık ediyoruz.
İşte tam da bu yüzden, geçmişte olduğu gibi Türk dünyasının ve İslam âleminin yaralarını saracak, onlara önderlik edecek güçlü bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır.
Değerli dava arkadaşlarım;
Hal böyleyken, coğrafyamız tam anlamıyla bir ateş çemberine dönmüşken ve memleketimiz bu çemberin ortasında amansız bir varlık ve beka mücadelesi verirken, bize düşen tarihi bir görev vardır. O görev; önce kendi içimizde, Anamur’umuza ve teşkilatımızda çelikten bir birlik ve beraberliği sağlamaktır.
Bu dava dualıdır, bu dava ihlaslıdır, bu dava kutludur. Bu dava, şehitlerin kanı üzerinde imanlı kalplerin feragatleriyle yükselmiş, bugünlere gelmiştir. Emniyet güçlerimizden sonra en fazla şehit veren büyük bir camiayız. Şehitlerimizin vebali bizlerin üzerindedir. Bu sebeple, böyle bir dönemde kişisel hesapları, küskünlükleri ve dargınlıkları bir kenara bırakmak zorundayız. Artık kırgınlıklara son verme, birbirimize et ve tırnak gibi kenetlenme vaktidir.


Dalından kopan yaprağın yönünü rüzgâr belirler; oysa bizler kökleri asırlara dayanan ulu bir çınarız. Ülkücü, ülkücünün öz kardeşidir; biz buradayız, biriz, beraberiz ve Üç Hilal’in gölgesinde omuz omuzayız.
İçinden geçtiğimiz bu çetin günlerde, ‘Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben’ bilinciyle hareket eden Bilge Liderimiz, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin sağlam iradesi yolumuzu aydınlatmaktadır. Bizler, Bilge Liderimizin çizdiği yolda, en ufak bir sapma göstermeden, omuz omuza ve çelik gibi bir kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz.
Bu inanç ve kararlılıkla; saflarımızın daha da sıklaşmasını, birliğimizin ve dirliğimizin kalıcı olmasını Yüce Allah’tan diliyorum. Tekraren Başbuğumuz Alparslan Türkeş’e ve ebediyete göç etmiş tüm dava büyüklerimize Yüce Allah’tan rahmet diliyorum.
Rabbim bizleri Başbuğumuzun yolundan, liderimizin sözünden ve birbirimizin omuzundan ayırmasın. Hepinizi en derin sevgi, saygı ve muhabbetlerimle selamlıyor, Yüce Allah’a emanet ediyorum.
Ne mutlu Türk’üm diyene!”
Daha sonra Başbuğ Alparslan Türkeş’in 1980 ihtilali sonrası siyasi hayatında Anamur’a gelişi ve karşılanmasına ilişkin görüntülerin yer aldığı sinevizyon gösterimi davetlilere sunuldu. Gösterimde ayrıca Türkeş’in “Başbuğ” unvanını alış süreci ve kısa öz geçmişi de anlatıldı.
Sinevizyon gösteriminin ardından imam hatipler tarafından Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. Yapılan dualarla Başbuğ Alparslan Türkeş ve ebediyete irtihal eden dava büyükleri rahmetle anıldı. Program kapsamında hayır lokması dağıtımı da gerçekleştirildi.
Programın sonunda katılımcılar, program dolayısıyla İlçe Başkanı Mehmet Yayla’ya teşekkür etti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu