TikTok ve YouTube Algoritmasını Kandırmak Mümkün mü?

TikTok’a video atıyorsun.

Gece 2’ye kadar montaj yapmışsın.

Sesini ayarlamışsın.

Efekt koymuşsun.

Hashtag seçmişsin.

Paylaşıyorsun…

Sonuç?

İlk izleyen yine sensin.

Sonra bi uzaylı geliyor geliyor.

Bir de yanlışlıkla videoya tıklayan eski kırığının oğlu.

İnsan ister istemez “Ulan bu algoritmanın bana garezi mi var?” demeye başlıyor.

İşte tam burada birçok kişinin aklına TikTok izlenme konusu geliyor.

Sonra aynı video YouTube Shorts’a da yükleniyor.

Orada da durum çok farklı değil.

Video 37 izlenmede kalıyor.

35’i sen olunca moral biraz bozuluyor tabii.

Bu yüzden internette “YouTube izlenme satın al gerçekten işe yarıyor mu?” diye araştıran insan sayısı hiç de az değil.

Şimdi baştan söyleyeyim.

Kimseyi gaza getirmeye de gerek yok, korkutmaya da.

İzlenme satın almak sihirli değnek değil.

Öyle bugün sipariş verdim, yarın Acun Ilıcalı aradı diye bir dünya yok.

Olsa ilk ben sıraya girerdim.

Bu iş biraz ilk hareketi vermek gibi.

Mahallede yeni dükkân açılır ya…

İlk gün içerisi bomboş olunca kimse girmez.

Ama içeride birkaç kişi oturunca dışarıdan geçen “Burada bir şeyler oluyor galiba.” diye içeri bakar.

Sosyal medya da biraz böyle çalışıyor.

Video ilk dakikalarda hareket görünce algoritma da “Bir dur bakalım, bunu biraz daha kişiye göstereyim.” diyebiliyor.

Ama bunun garantisi yok.

Kalitesiz videoyu dünyanın izlenmesini alsan da insanlar iki saniyede çıkıyorsa geçmiş olsun.

Algoritma senden hızlı küser.

TikTok zaten başlı başına değişik bir yer.

Sabah kahvaltıda çektiğin video 800 bin izleniyor.

Üç gün uğraştığın video ise 112 izlenmede kalıyor.

Bunu yaşayan o kadar çok kişi var ki artık kimse şaşırmıyor.

Hatta bazen yorumlarda görüyorum.

“Abi aynı videoyu tekrar attım, bu sefer tuttu.”

Demek ki bazen algoritmanın da canı istemiyor.

O yüzden birçok içerik üreticisi yeni videolarında TikTok izlenme satın al desteğini başlangıç için kullanıyor.

Ama burada dikkat edilmesi gereken şey şu.

İzlenme gerçekçi görünmeli.

Bir videoya sabah 9’da 300 bin izlenme geliyor.

Yorum sıfır.

Beğeni 12.

Paylaşım yok.

Bu tabloyu gören herkes “Bir gariplik var.” der.

Doğal dağılım her zaman daha mantıklıdır.

Bir de fiyat mevzusu var.

İnternette öyle ilanlar görüyorum ki…

“50 milyon izlenme 15 TL.”

Arkadaşım bu fiyata tost bile zor yeniyor.

Biraz mantıklı olmak lazım.

Kaliteli hizmet veren platformlar gönderimi zamana yayar.

Ani yükseliş yerine doğal artış sağlar.

Bu yüzden sadece en ucuz hizmete bakmak yerine güvenilir firmaları tercih etmek çok daha mantıklıdır.

YouTube tarafında ise işler biraz daha farklı.

Orada izlenmenin yanında izlenme süresi de önemli.

Adam videoyu açıp iki saniyede çıkıyorsa sistem bunu görüyor.

Yani sadece rakam büyüsün diye alınan hizmet her zaman beklenen sonucu vermeyebilir.

Ama yeni açılmış kanallarda veya reklam destekli projelerde başlangıç hareketi oluşturmak isteyenler için YouTube izlenme hizmetleri uzun zamandır kullanılan yöntemlerden biri.

Özellikle Shorts videolarında ilk saatler oldukça önemli.

İnsanlar bazen sanıyor ki büyük kanallar her videoda milyon izleniyor.

Hiç alakası yok.

Milyon aboneli hesapların bile bazen videoları beklenen performansı göstermiyor.

Yani moral bozacak bir durum değil.

Sosyal medya biraz sabır işi.

Biraz da inat işi.

Her video tutacak diye bir kural yok.

Ama sürekli kaliteli içerik üretmek uzun vadede her zaman kazandırıyor.

Şunu da söylemeden geçmeyeyim.

Bazıları bütün bütçeyi tek videoya gömüyor.

Sonra üç ay video atmıyor.

Bu biraz düğünde bütün parayı konfetiye harcayıp yemek yemeden eve dönmeye benziyor.

Asıl önemli olan devamlılık.

Düzenli paylaşım.

İyi kurgu.

İlk üç saniyede dikkat çekmek.

İnsanların videoyu sonuna kadar izlemesini sağlamak.

Bunların üzerine gerektiğinde küçük destekler eklemek.

İşte o zaman alınan hizmet gerçekten anlam kazanıyor.

Sonuç olarak TikTok izlenme satın al ya da YouTube izlenme satın al hizmetleri tek başına başarı garantisi değildir.

Ama kaliteli içerik üreten, hesabını düzenli yöneten ve uzun vadeli düşünen kişiler için başlangıç ivmesi oluşturabilecek yardımcı araçlardan biri olabilir.

Yeter ki sırf sayı artsın diye en ucuz yere koşmayın.

Çünkü sosyal medyada bazen ucuz etin yahnisi değil, algoritması gerçekten tatsız oluyor.

İyi içerik üretmeye devam edin.

Destek gerekiyorsa doğru yerden alın.

Gerisini zaten zaman ve istikrar hallediyor.

Yoksa algoritma bazen öyle bir moda giriyor ki insan kendi annesine videoyu gönderip “Bir izleyiver de moral olsun.” deme noktasına geliyor.

Bu işleri yapan herkesin en az bir kez yaşadığı klasik mahalle hikâyesi de tam olarak budur.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu